












































Sydney Pollack hayatını kaybetti
|
Oscar ödüllü yapımcı ve film yönetmeni Sydney Pollack 73 yaşında kanserden öldü.
Pollack’ın temsilcisi Leslee Dart, ünlü yönetmenin Los Angeles kentinin banliyösü Pacific Palisades’teki evinde dün öldüğünü söyledi.
Yönetmene 10 ay önce kanser teşhisi konduğunu söyleyen Dart, hastalığın kaynağının ise belirlenemediğini ifade etti.
Pollack’ın kariyerindeki en büyük başarısı, Robert Redford ve Meryl Streep’in başrollerini paylaştığı 1985 yapımı "Out of Africa" (Benim Afrikam) ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film dallarının da aralarında bulunduğu 7 dalda Oscar kazanmasıydı.
Pollack’ın diğer önemli filmleri arasında En İyi Yönetmen ödülüne aday gösterildiği Dustin Hoffman’ın başrolünü oynadığı komedi "Tootsie" ile Amerikan buhranından bir kesit sunan Jane Fonda’nın oynadığı "They Shoot Horses, Don’t They?" (Atları da Vururlar) da yer alıyor.
Yönetmenlik döneminde Robert Redford ile sıkı işbirliği içinde olan Pollack, aktörün Barbra Streisand ile oynadığı "The Way We Were" adlı romaktik filmi de çekmişti. Redford ile ilk filmini 1962 yılında "War Hunt" ile yapan ve aynı filmde de rol alan Pollack, daha sonra Redford’un "This Property Is Condemned" (Lanetli Kasaba), "Jeremiah Johnson", "Three Days of the Condor" (Akbabanın Üç günü) ve "Havana" filmlerini yönetmişti.
|
| Diğer ilgili haber ve yazılar |
 |
İstanbul Modern Sinema’da “Tasarımın Üç Hali”
İstanbul Modern Sinema, 13-29 Haziran tarihleri arasında, Tasarım Kentleri sergisine paralel düzenlenen “Tasarımın Üç Hali” programının ikinci bölümünde, birbirinden ilginç üç belgesele yer verecek. |
 |
Boleyn Kızı 23 Mayıs'ta gösterimde
Baş rollerini Scarlett Johansson, Natalie Portman ve Eric Bana’nın paylaştığı The Other Boleyn Girl, Türkçe’de tanındığı şekliyle Boleyn Kızı ‘nın büyük bütçeli film adaptasyonu 23 Mayıs’ta gösterime giriyor. |
 |
Sadri Alışık Oyuncu Ödülü adayları açıklanıyor
Her yıl geleneksel olarak yapılan ve Türkiye'nin "Oscar"ları olarak nitelendirilen Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nin bu yıl 13.sü gerçekleşiyor. |
 |
Oscar ödülleri Avrupalılara gitti
Oscar ödülleri bu yıl 80. kez sahiplerine kavuştu... |
 |
Charlie 29 Şubat’ta iş başında
Amerikan filmlerindeki klasik lise asilerinin arasında, okul kaçakları, suçlular, muzipler ve üçkağıtçı sanatçılar hep vardır ama Charlie Bartlett’a benzeyen biri hiç olmamıştır. Bir iyimser, doğrucu Davut ve korkusuz bir düzenbaz, Charlie kendini kurnazca okulunun yeni yerleşik “psikiyatristi” konumuna getirip de, hem dürüst tavsiyeler, hem de güçlü reçeteler dağıtmaya başladığında, sınıf arkadaşlarını, okul müdürünü ve kendi hayatının potansiyelini neye dönüştüreceğine dair hiçbir fikri yoktu. |
Altın Koza'da Sezen Aksu konseri
Altın Koza Film Festivali kapsamında film gösterimleri ve yarışmalar dışında gerçekleştirilen etkinlikler her yıl olduğu gibi bu yıl da şehri karnaval havasına sokacak.
|
Bu etkinliklerden ilk akla gelen geleneksel Sevgi Korteji. 4 Haziran Çarşamba günü yapılacak etkinlikte, festival dolayısıyla şehrimizde bulunan sinema sanatçıları ve kent protokolü Adana’yı bir baştan bir başa katederek halkı selamlayacaklar.
Gündüz sokaklara taşan bu coşku akşam da devam edecek. 4 Haziran Çarşamba akşamı yapılacak Sinema Dayanışma Gecesi’nde sinema sanatçıları halkı bu sefer Mimar Sinan Amfi Tiyatro’dan selamlayacak. Ardından ise, Türk pop müziğinin kraliçesi Sezen Aksu sahne alarak, en güzel şarkılarını Adanalılar için söyleyecek.
DİĞER ETKİNLİKLER
Sergiler
‘Yılmaz Güney Memleketinde’
Yer: M1 Alışveriş Merkezi / Cinebonus
Ercan Arslan / ‘Türk Sineması'ndan Portreler’
Yer: Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Fuayesi
AFAD / ‘Sinemadan Yüzler’
Yer: Adana Kültür Sanat Merkezi (Tarihi Kız Lisesi Binası)
Atölyeler
Kısa Filmde Kurgu, Grafik ve Efekt Uygulamalarının Sırları
Eğitmen: Cengiz Apaydın
Tarih: 5 Haziran 2008
Saat: 13.00 – 15.00
Yer: Adana Kültür Sanat Merkezi / Salon III
Belgesel Filmde Konu, Bakış Açısı ve Anlatım Dilinin Önemi
Eğitmen: Ruhi Gül
Tarih: 5 Haziran 2008
Saat: 15.15 – 17.15
Yer: Adana Kültür Sanat Merkezi / Salon III
Kısa Film Yapım Teknikleri ve Kısa Filmde Ritm
Eğitmen: Doç. Dr. Aytekin Can
Tarih: 6 Haziran 2008
Saat: 13.00 – 15.00
Yer: Adana Kültür Sanat Merkezi / Salon III
Söyleşiler
Sinema Yazarları Söyleşisi
Tarih: 7 Haziran 2008
Saat: 13.00 – 15.00
Yer: Adana Kültür Sanat Merkezi / Salon I
Moderatör: Esin Küçüktepepınar
Konuşmacılar: Agah Özgüç, Alin Taşçıyan, Fatih Özgüven, Oklan Özyurt, Tunca Arslan
|
| Diğer ilgili haber ve yazılar |
 |
Ceylan'a en iyi yönetmen ödülü
Nuri Bilge Ceylan, ''3 Maymun'' ile 61'inci Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü aldı. |
 |
En İyi 10 Türk Filmi izleyiciyle buluşuyor
02 – 08 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak 15. Altın Koza Film Festivali kapsamında Ankara Sinema Derneği’nin yaptığı anket sonucu belirlenen En İyi 10 Türk Filmi, izleyiciyle buluşuyor. |
 |
Akdeniz ülkeleri Altın Koza için yarışıyor
Türkiye’nin en önemli kültür – sanat etkinlikleri arasında yer alan ve bu yıl 02 – 08 Haziran 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 15. Adana Altın Koza Film Festivali, Yarışma Bölümü’ne eklenen, “AKDENİZ ÜLKELERİ ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMASI” ile Altın Koza heyecanını dünyaya taşıyor. |
 |
Altın Koza çalışmaları devam Ediyor
Festivalin Sinema Etkinlikleri Danışma Kurulu, Adana ve İstanbul’da toplanarak izledikleri uluslararası ve ulusal festivallerde elde edilen verileri ve kurulan ilişkileri değerlendirdi. |
 |
Yumurta'ya bir ödül de İstanbul Film Festivali'nde
Semih Kaplanoğlu'nun filmi ''Yumurta'' aldığı ödüllerle tartışmalara neden oluyor. Bu akşam bir ödül de İstanbul Film Festivali'nden aldı. |
En İyi 10 Türk Filmi izleyiciyle buluşuyor
02 – 08 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak 15. Altın Koza Film Festivali kapsamında Ankara Sinema Derneği’nin yaptığı anket sonucu belirlenen En İyi 10 Türk Filmi, izleyiciyle buluşuyor.
Haziran ayında sinemanın kalbi Adana’da atacak. Bu yıl onbeşinci kez düzenlenecek festivalin gösterim bölümü tüm dünyadan ödüllü filmleri kucaklıyor ve sinemaseverlere bir şölen vaadediyor. Festivalin gösterim bölümü bununla da kalmıyor ve Ankara Sinema Derneği tarafından yapılan bir anket sonucu belirlenen En İyi 10 Türk Filmi’ni de izleyiciyle buluşturuyor.
Buna göre sinemaseverler festival boyunca, Ömer Kavur’un ‘Anayurt Oteli’, Ömer Lütfü Akad’ın ‘Gelin’, Zeki Demirkubuz’un ‘Masumiyet’, Yavuz Turgul’un ‘Muhsin Bey’, Atıf Yılmaz’ın ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’, Metin Erksan’ın ‘Susuz Yaz’, Zeki Ökten’in ‘Sürü’, Yılmaz Güney’in ‘Umut’, Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ ve Şerif Gören’in ‘Yol’ isimli filmlerini izleme şansına sahip olacak.
Anayurt Oteli
Türk Sineması’nın en önemli yönetmenlerinden Ömer Kavur’un yönettiği film, 1986 yapımı. Yusuf Atılgan'ın romanından uyarlanan ruhbilimsel ayrıntılarla destekli çarpıcı bir hikaye. Filmin başrollerini Macit Koper, Şahika Tekand ve Serra Yılmaz paylaşıyor.
Film, 1987 İstanbul Uluslararası Film Festivali En İyi Türk Filmi, 1987 Antalya Film festivali En İyi İkinci Film ve En İyi Yönetmen, 1987 Nantes Film Festivali Büyük Ödül, 1987 Valencia Film Festivali Bronz Ödül, 1988 Venedik FIPRESCI Ödülü ve1987- 88 yıllarında ise SİYAD’dan En İyi Film; En İyi Yönetmen; En İyi Özgün Müzik; En İyi Erkek Oyuncu; En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülleri almış.
Gelin
Sinemamızın en iyi göç hikayelerinden biri olan 1973 yapımı film, Yozgatlı bir ailenin İstanbul’a geldikten sonra yeni koşullara ayak uydurmaya çalışmasını anlatıyor. Ömer Lütfü Akad’ın yönettiği filmin başrollerinde Hülya Koçyiğit, Kerem Yılmazer, Kahraman Kıral, Ali Şen, Aliye Rona gibi isimler var.
Film, 5. Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü sahibi.
Masumiyet
Son dönem Türk Sineması’nın en göze çarpan yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un yazıp yönettiği 1997 yapımı filmde Haluk Bilginer, Derya Alabora, Güven Kıraç, Melis Tuna başrolleri paylaşıyor. Film, on yıllık mahkumiyetin ardından tahliye olan Yusuf’un ilginç hikayesini anlatıyor.
Film, 34. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Halk Jurisi Avni Tolunay Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, 10. Ankara Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ve 11. Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yönetmen ve En İyi Kurgu ödülü almış.
Muhsin Bey
Türkücü olmak için yanıp tutuşan Ali Nazik ile nesli tükenmek üzere olan bir İstanbul beyfendisi Muhsin Bey’in traji komik hikayesini anlatan Yavuz Turgul imzalı film 1987 yapımı. Başrolleri Şener Şen ve Uğur Yücel paylaşıyor.
Film, 1988 St. Sebastian Film Festivali Ödülü, Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve 1988 İstanbul Film Festivali, Özel Jüri Ödülü sahibi.
Selvi Boylum Al Yazmalım
1977 yapımı filmin yönetmeni geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz usta isim Atıf Yılmaz. Kadir İnanır ile Türkan Şoray’a Türk Sineması’nın en yakışan ikilisi sıfatını kazandıran film, Asya ile İlyas’ın hikayesinden yola çıkarak ‘sevgi’ olgusuna farklı bir yerden bakıyor.
Film, 15. Antalya Film Şenliği’nden En İyi Yönetmen
Susuz Yaz
1964 yapımı olan Metin Erksan imzalı film, kocası hapse düşen ve kocasının kardeşi Hasan’ın kendisine duyduğu zaafla mücadele etmek zorunda kalan Bahar’ın öyküsünü anlatıyor.
Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan, Erol Taş’ın başrollerini paylaştığı film, Berlin Film Festivali Altın Ayı ve Venedik Film Festivali Özel Ödülü sahibi.
Sürü
Anadolu’da geçimini hayvancılıkla sağlayan bir aşiretin başından geçenleri konu eden Zeki Ökten imzalı 1979 yapımı filmde başrolleri Tarık Akan, Melike Demirağ, Tuncel Kurtiz, Meral Niron, Levent inanır, Sener Kökkaya, Levent Yalman, Yaman Okay, Güler Ökten paylaşıyor.
Film, 1979 Locarno Film Festivali - En İyi Film, 10.Uluslararası Antwerp Film Festivali - En İyi Film, 1979 Berlin Film Festivali Uluslararası Protestan Film Jürisi Ödülü, 1979 SİYAD Ödülleri, 1980 Londra Film Festivali BFI Ödülü ve1980 Valencia Film Festivali Büyük Ödülü sahibi.
Umut
Faytonculuk yaparak yaşamını kazanmaya çalışan Cabbar'ın ve ailesinin içine düştüğü çıkmazlardan kurtulmaya çalışmasını anlatan film, Yılmaz Güney imzasını taşıyor. 1970 yılında çekilen filmede başrolleri Yılmaz Güney, Gülsen Alnıaçık, Tuncel Kurtiz ve Osman Alyanak paylaşıyor.
Film, 1970 2. Adana Altın Koza Film Festivali En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi
Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Fotoğraf, Antalya Altın Portakal Film
Festivali En İyi Erkek Oyuncu ve Grenoble Film Festivali, Seçici Kurul Özel Ödülü sahibi.
Uzak
Tüm dünyada son yılların en dikkat çekici yönetmenlerinden biri olan Nuri Bilge Ceylan imzalı filmin başrollerinde Muzaffer Özdemir, Mehmet Emin Toprak, Zuhal Gencer Erkaya, Nazan Kırılmış var.
Yıllardır, daracık bir hücredeymişcesine kapalı kaldığı kasabasından uzak diyarlara gidebileceği gemilerde çalışmak üzere İstanbul'a gelen bir gencin hikayesinden yola çıkan 2002 yapımı film; 56. Cannes Film Festivali - Büyük Jüri Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, 39. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Yönetmen, En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Film, 14. Ankara Film Festivali - En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, 24. Siyad Türk Sineması Ödülleri - En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni, 22. İstanbul Film Festivali - En İyi Film, Nuri Bilge Ceylan - Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Yılın En İyi Türk Yönetmeni, FIPRESCI Ödülü, Cinemaya Film Festivali - En İyi Film, Büyük Ödül, 13. Orhan Arıburnu Ödülleri - En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, 39. Chicago Uluslararası Film Festivali - En İyi 2. Film, 25. Montpellier Film Festivali - Altın Antigone, Eleştirmenler Birliği Ödülü, Beyrut Film Festivali - En İyi Film, En İyi Senaryo, Trieste Film Festivali - Nuri Bilge Ceylan - En İyi Film, Mexico City Film Festivali - En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerinin sahibi.
Yol
1982 yılında Şerif Gören tarafından çekilen ve başrollerinde Tarık Akan, Şerif Sezer, Halil Ergün’ün oynadığı film, İmralı Açık Cezaevi'nden bayram iznine çıkan beş mahkumun içiçe geçmiş öyküsünü anlatıyor.
Film, Altın Palmiye, FIPRESCI ödülü, Özel Ekümenik Jüri ödülü, Özel Mansiyon Cannes, En iyi yabancı film French Syndicate of Cinema Critics, Yabancı dilde yılın filmi Londra Eleştirmenler Film ödülü sahibi.
İstanbul Modern Sinema’da “Tasarımın Üç Hali”
İstanbul Modern Sinema, 13-29 Haziran tarihleri arasında, Tasarım Kentleri sergisine paralel düzenlenen “Tasarımın Üç Hali” programının ikinci bölümünde, birbirinden ilginç üç belgesele yer verecek.
Programda, dünyanın önde gelen fotoğrafçılarından Annie Leibovitz’in sanatı ve özel yaşamını konu alan, yönetmenliğini kızkardeşi Barbara Leibovitz’in yaptığı portre-belgesel “Annie Leibovitz: Objektiften Yansıyan Bir Yaşam”, Kanadalı yönetmen Pablo Aravena’nın grafitinin gayri resmi tarihini aktardığı, duvarları birer sanat eserine dönüştüren sokak sanatçılarını yansıttığı “Sonrası: Bir Sokak Sanatı Rehberi” ve Alman sinemacı Thomas Riedelsheimer’in İngiliz heykeltıraş ve fotoğrafçı Andy Goldsworthy’i anlattığı “Andy Goldsworthy: Nehir ve Medcezir” başlıklı belgesel ücretsiz olarak gösterime sunulacak.
Annie Leibovitz: Objektiften Yansıyan Bir Yaşam
Annie Leibovitz: Life Through A Lens, 2007
Yönetmen: Barbara Leibovitz
142”, Siyah Beyaz ve Renkli, İngilizce
Objektiften Yansıyan Bir Yaşam’da ünlülerin fotoğrafçısı Annie Leibovitz’in sanatını ve özel yaşamını kızkardeşi Barbara Leibovitz perdeye aktarıyor, sanatçının 1972'den bugüne Vogue, Rolling Stone, Vanity Fair gibi dergiler için çağımız kültür coğrafyasından çektiği ‘unutulmaz’ karelerden oluşan fotoğraf serüvenini izliyor.
Annie Leibovitz, 1981’de John Lennon’ın suikasta kurban gidişinden birkaç saat önce çekilen Yoko Ono-John Lennon portresi; Demi Moore'un hamileyken verdiği ünlü poz, çamurlar içindeki Sting ve süt dolu küvetin içindeki Whoopi Goldberg gibi kariyeri boyunca sayısız ünlüyü en özel, en samimi anlarında fotoğrafladı. Özgün, doygun renk anlayışı ve şaşırtıcı yerleştirmeleriyle portre fotoğrafçılığının çehresini değiştirdi.
Belgeselde, Leibovitz’in portre fotoğrafçılığına nasıl bir şekil verdiğine ve çekimlerin perde arkasına, özel yaşamının duygusal yanlarına ünlü Amerikalı yazar, eleştirmen, insan hakları savunucusu Susan Sontag ile yaşadığı 15 yıllık ilişkinin, geç yaşta çocuk sahibi olma kararının ayrıntılarına tanıklık ediyoruz. Ayrıca, kariyeri boyunca Leibovitz’in objektifine yansıyan sayısız şöhrete de yer veriliyor: Hillary Clinton, Mick Jagger, Julia Roberts, Robert Downey Jr., Barışnikov ve diğerleri.
Objektiften Yansıyan Bir Yaşam, 2007 Deauville Amerikan Film Festivali, Karlovy Vary Film Festivali, Hong Kong Film Festivali ve Varşova Film Festivali’nde gösterildi.
Sonrası: Bir Sokak Sanatı Rehberi
Next: A Primer On Urban Painting, 2006
Yönetmen: Pablo Aravena
95”, Renkli, İngilizce- Fransızca- İspanyolca- Portekizce- Japonca
Kanadalı yönetmen Pablo Aravena, New York, Paris, Londra, Barselona, Berlin, Amsterdam, San Paolo ve Tokyo sokaklarında grafitinin izini sürerek, izleyiciyi renkli, heyecan verici görsel bir şölenle dünya turuna çıkarıyor. 35. yaşını kutlayan grafitti, görüntü kirliliği mi, vandalizm mi yoksa şehirlerin arka sokaklarında doğup sanat galerilerinin yeni gözdesi haline gelmiş bir sanat akımı mı?
Günümüzde modadan reklamcılığa, müzikten sinemaya etkisi birçok alana yayılan bir küresel kültür biçimi olan modern grafiti üzerine Pablo Aravena ile yapılan ‘dünya grafitti turu’,1970’lerin Brooklyn’inden başlıyor. Bu yolculukta izleyici, değişik, hiç görülmeyen yaratıcı çalışmalara; Berlin ve Amsterdam’dan geometrik yerleştirmelere, maskeli Japon grafiticilerin yaptığı Kanji biçimi “tag”lara, çalışmalarını yeraltı mezarlarında gerçekleştiren Parisli sanatçılarla çıkılan gizli bir yolculuğa, üç boyutlu resimlere tanık oluyor.
Andy Goldsworthy: Nehir ve Medcezir
Andy Goldsworthy: Rivers and Tides, 2001
Yönetmen: Thomas Riedelsheimer
90”, Renkli, İngilizce
“Bu filmi izlemek gündüz düşü görmek gibi bir şey.”
Roger Ebert
İngiliz heykeltıraş Andy Goldsworthy, doğada ve doğal malzemelerle “zamansız” eserler yaratan nadir sanatçılardan. Kum, taş, buz, yaprak gibi malzemelerini doğadan seçiyor ve doğanın içinde büyülü güzellikler yaratıyor. Alman sinemacı Thomas Riedelsheimer, hem fotoğrafladığı hem de kurguladığı bu filmde, Andy Goldsworthy ile birlikte Güney Fransa’dan Kanada’ya uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Belgeselde, sanatçının çalışmalarını gerçekleştirme sürecini; dağlarda eski taş bir duvarı yeniden inşa etmesini, yaprakları birbirine bağlayarak dizdiği “kolye”yi ırmağın akıntısında yüzdürmesini izliyoruz. Doğayı yontan bu ‘arazi sanatçısı’ için, yarattıklarının doğa tarafından bozulması da doğal sürecin bir parçası. Goldsworthy’ye göre, estetik, ürün değil, delilikler açma, anıtsal boyutta kartopu yuvarlama, hendek kazma sürecidir. “Çamur Kaplı Taş”ları ve kardan, buzdan yaptığı heykelleri zamana karşı koyamayarak yok olur. Türkiye’de ilk kez gösterilecek olan bu filme eşlik eden çağdaş müzikler ise birçok aleti çalabilen, doğaçlamanın en önemli gitaristlerinden Fred Frith’e ait.
Charlie'nin Çikolata Fabrikası
İlginç bir karakter olan çikolata üreticisi Willy Wonka, çikolata imparatorluğu için veliaht arayışındadır. Eğitmek ve sonrasında yerini bırakmak üzere bir yarışmayla 5 tane çocuk seçer. Aralarında, Wonka'nın fabrikasının civarında oturan Charlie adlı yoksul bir çocuk da vardır.
Bu 5 şanslı çocuk, 15 yıldır hiç kimsenin görmediği çikolata fabrikasını gezerler. Gördükleri Charlie'yi büyüleyecek ve onu Wonka'nın fantastik dünyasına çekecektir.
Fantastik sinemanın kralı Tim Burton'ın yönettiği filmin başrolünde, yönetmenin gözdesi, Johnny Depp var.
Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu - Pirates of the Caribbean: At Worlds End

Kaptan Barbossa'nın yeniden ortaya çıkması ile kendilerine denizlerde yeni bir lider bulan Will Turner ve Elizabeth Swann, ellerindeki harita ile mavi sulara açılarak Jack'i bulabilmek için yola koyulurlar. Fakat bu yolculuk, karşılarına çıkacak bir dolu tehlike, hainlik ve ihanet ile doludur.
Karaip Korsanları serisine son noktayı koyan film olan
Pirates of the Caribbean: At Worlds End, ikinci filmin sonunda gizemli bir şekilde cevapsız kalmış bir dolu sorunun da cevaplarını arıyor. Yönetmen koltuğu, tabi ki yine
Gore Verbinski'ye emanet...
Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi - Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street
Sweeney Todd adıyla kötü bir üne sahip olan Benjamin Barker'ın komedi, dram ve gerilim dolu hikayesi... Sweeney Todd'un Londra'da açtığı berber dükkanı, kendisinin kötülük konusunda tam bir kopyası olan kiracısı Mrs. Lovett'la olan sıradışı ilişkisi nedeniyle hayli ünlenir. O sıradan bir berber değildir; efsanedir ama hiç de iyi ünü olmayan bir efsane...
1979 yılında Broadway'de gösterime girdiğinde büyük sükse yaratan ve En İyi Müzik dahil 8 dalda Tony Ödülü kazanan müzikal, tüm dünyada yüzlerce kez sahnelendi.
YARINDAN SONRA
Dünya, doğanın gazabına uğramaktadır. Şiddetli kasırgalar Los Angeles'ı haritadan silmiş, Yeni Delhi karlar altına gömülmüş, Tokyo devasa dolu yağışıyla yıkılırken New York ani iklim değişikliği ile dev dalgaların tehditi altında kalmıştır. Bir iklim bilim uzmanı olan Jack Hall, dünyayı, küresel ısınmanın tetiklediği bu felaketten kurtarmak için çözüm arayışındadır.
Kurtuluş Günü'nün yaratıcısı Roland Emmerich, dünyayı bu kez uzaylılar tarafından değil, bizzat doğanın kendisi tarafından yokediyor. Devasa doğal felaketler, büyük paralar harcanarak ve bilgisayar teknolojisinin de katkısıyla nefes kesen gerçekçilikte sahnelere dönüştürülmüş. Denis Quaid, Jake Gyllenhaal ve Ian Holm'un da katılımıyla filmin kadrosu da en az efektleri kadar dikkat çekiyor.
TİTANİC
Dünyanın hatırlamak istemediği türden felaketlerden olan "Titanik faciası", dev prodüksiyonların yönetmeni James Cameron tarafından çekilen görkemli bir film.
Teknolojinin son sürat ilerlediği bir dönemde, insanlar üstesinden gelemeyecekleri hiç bir sorun olamayacağına inanmaya başlamışlardır. "Titanic" adlı dev transatlantik ise, insanlığın doğaya karşı gövde gösterisi gibidir. Bu "Düşler Gemisi" nin yolcuları arasında Avrupa`da bir kaç yıl geçirdikten sonra Amerika`ya dönmekte olan, Jack adlı genç bir ressam ile nişanlısı ve annesiyle Philadelphia`ya giden Rose adlı genç bir kız da vardır. İki genç, şans eseri tanışacak, aralarındaki sınıf farkına aldırmaksızın birbirlerine yakınlaşacaktır. Bu arada doğa insanoğlunun günden güne artan kibirine bir nokta koymayı planlamaktadır. Yola çıkılmasından dört buçuk gün sonra, 10 Nisan 1912`de, Titanic iki saat kırk dakika süren ve sulara gömülmesiyle son bulan, hazin olayların başlamasına neden olacak buz dağına çarpacaktır.
James Cameron`un, seyirciye bir zaman makinesiyle yolculuk ettiği hissini uyandırırcasına gerçeğe yakın filmi "Titanic", bugüne kadar yapılan en pahalı prodüksiyon ünvanına sahip. Tam 14 dalda Oscar adayı oldu ve "En İyi Film" dahil 11 ödül kazandı. Ben-Hur`un 11 ödüllük rekorunuda egale etmiş oldu.
E.T. - E.T. the Extra-Terrestrial
“Korkuyor. Çünkü 3.000.000 Işık Yılı uzaktan gelmiş ve tamamen yapayalnız.”
Bir grup uzaylı yaratığın dünyayı ziyaretleri sırasında, içlerinden biri yanlışlıkla burada kalır. Kendisine çok yabancı olan bu gezegende bir başına kalmış olan yaratığı, Elliot adlı 10 yaşındaki bir çocuk bulup sahiplenir.
Kendisine çok iyi davranan Elliot ve kızkardeşi Gertie ile dost olan yaratığın mutlaka evine geri dönmesi gerekmektedir.
1982'nin bu çok sevilen filmini Spielberg bu kez dijital görüntü ve ses efektleriyle zenginleştirerek tekrar sunuyor. 20 yıl önce hep yapmak isteyip yapamadığı bir şeyi 2002'de yapıyor: "filmde hiç silah görünmeyecek" |
| |
Oyuncular
Daniel Radcliffe (Harry Potter) , Emma Watson (Hermione Granger) , Rupert Grint (Ron Weasley) , Jason Isaacs (Lucius Malfoy) , Ralph Fiennes (Lord Voldemort) , Brendan Gleeson (Alastor 'Mad-Eye' Moody) , Gary Oldman (Sirius Black) , Mark Williams (Arthur Weasley) , David Thewlis (Remus Lupin) , Maggie Smith (Minerva McGonagall) , Julie Walters (Mrs. Weasley) , Bonnie Wright (Ginny Weasley) , Robert Hardy (Cornelius Fudge) , Michael Gambon (Albus Dumbledore) , Imelda Staunton (Dolores Umbridge) , Alan Rickman (Severus Snape) , Emma Thompson (Sybil Trelawney) , Helena Bonham Carter (Bellatrix Lestrange) , Robbie Coltrane (Rubeus Hagrid) |
|
Dördüncü öğretim yılının sonunda Voldemort'un yeniden ortaya çıkışına varan olaylar ile Hogwards'ın bir öğrencisini kaybetmiş olmasının verdiği üzüntü, yeni senenin büyük bir korku ve gerginlikle başlamasına neden olur.
Sihir Bakanı Cornelius Fudge, Dumbledore'un Voldemord'un dönüşüne dair söylediklerine inanmamakta ve onu kendi mevkisine göz dikmekle suçlamaktadır. Gerçeklere inanmamakta direnen Sihir Bakanlığı'nın gerekli önlemleri almaması nedeniyle de, bütün büyücüler dünyası tehlike altındadır; öncelikle de Harry Potter!
Sihir Bakanlığı'nın Hogwards'taki olayları kontrol altında tutabilmek için okula gönderdiği Dolores Umbridge, Harry'nin ve okuldaki herkesin hayatını tam bir kabusa çevirecektir. Harry, kendisine inanan bir grup arkadaşı ile birlikte gizli gizli örgütlenmeye çalışsa da, artık her gün ayrı bir tehlike oluşturmaktadır. Çünkü Voldemort pusuya yatmış beklese de, büyüyen kötülüğün izleri her an hissedilmektedir.
Dünyanın En İyi 250 Filmi
Dünyada
Kullanıcıların oylarıyla belirlenmiş top 250.
|Rating|____|Title|_______ |Votes|
1. 9.1The Godfather (1972)157,762
2. 9.0The Shawshank Redemption (1994)191,153
3. 8.9The Godfather: Part II (1974)90,212
4. 8.8The Lord of the Rings: The Return of the King (2003)142,907
5. 8.8Shichinin no samurai (1954)41,897
6. 8.8Schindler's List (1993)118,414
7. 8.7Casablanca (1942)79,730
8. 8.7Star Wars: Episode V - The Empire Strikes Back (1980)128,125
9. 8.7Pulp Fiction (1994)166,834
10. 8.7Star Wars (1977)163,294
11. 8.7Buono, il brutto, il cattivo, Il (Good-Bad-Ugly) (1966)41,993
12. 8.7One Flew Over the Cuckoo's Nest (1975)85,101
13. 8.7The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring (2001)189,576
14. 8.7Rear Window (1954)50,030
15. 8.6Cidade de Deus (2002)42,175
16. 8.6The Usual Suspects (1995)124,694
17. 8.6The Lord of the Rings: The Two Towers (2002)145,842
18. 8.6Raiders of the Lost Ark (1981)110,991
19. 8.612 Angry Men (1957)36,827
20. 8.6Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964)76,674
21. 8.6Citizen Kane (1941)72,335
22. 8.6Memento (2000)112,736
23. 8.6Psycho (1960)64,392
24. 8.6Goodfellas (1990)85,173
25. 8.6C'era una volta il West (1968)23,620
26. 8.5North by Northwest (1959)42,788
27. 8.5The Silence of the Lambs (1991)109,649
28. 8.5Lawrence of Arabia (1962)37,494
29. 8.5Fabuleux destin d'Amélie Poulain, Le (2001)75,579
30. 8.5It's a Wonderful Life (1946)48,933
31. 8.5Sunset Blvd. (1950)20,487
32. 8.5Fight Club (1999)142,580
33. 8.5American Beauty (1999)131,863
34. 8.4The Matrix (1999)172,789
35. 8.4Vertigo (1958)40,835
36. 8.4Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)72,086
37. 8.4Taxi Driver (1976)59,145
38. 8.4Apocalypse Now (1979)78,517
39. 8.4Paths of Glory (1957)18,062
40. 8.4To Kill a Mockingbird (1962)36,777
41. 8.4Untergang, Der (2004)21,108
42. 8.4Se7en (1995)109,951
43. 8.4The Pianist (2002)42,428
44. 8.4Chinatown (1974)31,699
45. 8.4Léon (1994)68,320
46. 8.4Sen to Chihiro no kamikakushi (2001)34,489
47. 8.4Hotel Rwanda (2004)22,770
48. 8.4American History X (1998)77,053
49. 8.3The Third Man (1949)22,522
50. 8.3Monty Python and the Holy Grail (1975)74,148
51. 8.3Boot, Das (1981)34,770
52. 8.3Requiem for a Dream (2000)63,713
53. 8.3The Maltese Falcon (1941)23,481
54. 8.3L.A. Confidential (1997)81,815
55. 8.3The Bridge on the River Kwai (1957)27,011
56. 8.3Rashômon (1950)14,876
57. 8.3The Treasure of the Sierra Madre (1948)12,889
58. 8.3Sin City (2005)75,858
59. 8.3Alien (1979)76,544
60. 8.3A Clockwork Orange (1971)80,136
61. 8.3Million Dollar Baby (2004)42,640
62. 8.3M (1931)15,187
63. 8.3Singin' in the Rain (1952)24,892
64. 8.3Modern Times (1936)13,095
65. 8.3Reservoir Dogs (1992)85,810
66. 8.3Saving Private Ryan (1998)120,511
67. 8.3Metropolis (1927)15,076
68. 8.3All About Eve (1950)15,829
69. 8.3The Manchurian Candidate (1962)17,161
70. 8.3Raging Bull (1980)34,000
71. 8.3The Shining (1980)63,856
72. 8.3Some Like It Hot (1959)30,711
73. 8.3Double Indemnity (1944)14,313
74. 8.2Vita è bella, La (1997)45,962
75. 8.2Aliens (1986)76,147
76. 8.2The Great Escape (1963)25,014
77. 8.2The Incredibles (2004)48,638
78. 8.2Rebecca (1940)14,193
79. 8.2Amadeus (1984)44,366
80. 8.2Touch of Evil (1958)14,253
81. 8.2The Sting (1973)28,564
82. 8.2Crash (2004)48,981
83. 8.22001: A Space Odyssey (1968)76,822
84. 8.2Kill Bill: Vol. 1 (2003)86,604
85. 8.2On the Waterfront (1954)16,063
86. 8.2Strangers on a Train (1951)13,284
87. 8.2Jaws (1975)57,844
88. 8.2City Lights (1931)9,784
89. 8.2Mr. Smith Goes to Washington (1939)14,161
90. 8.2The Apartment (1960)13,908
91. 8.2Nuovo cinema Paradiso (1989)17,408
92. 8.2The Wizard of Oz (1939)46,340
93. 8.2Braveheart (1995)110,308
94. 8.2Ran (1985)15,127
95. 8.2Forrest Gump (1994)111,845
96. 8.2Batman Begins (2005)78,043
97. 8.2Donnie Darko (2001)73,323
98. 8.2Blade Runner (1982)87,631
99. 8.2Terminator 2: Judgment Day (1991)93,435
100. 8.2Fargo (1996)77,447
101. 8.2Sjunde inseglet, Det (1957)12,627
102. 8.2Finding Nemo (2003)56,006
103. 8.1The Great Dictator (1940)13,460
104. 8.1Mononoke-hime (1997)25,116
105. 8.1Full Metal Jacket (1987)59,067
106. 8.1Notorious (1946)13,115
107. 8.1High Noon (1952)15,094
108. 8.1The Big Sleep (1946)12,316
109. 8.1The Elephant Man (1980)20,631
110. 8.1Kill Bill: Vol. 2 (2004)62,530
111. 8.1Star Wars: Episode VI - Return of the Jedi (1983)102,134
112. 8.1Once Upon a Time in America (1984)25,033
113. 8.1Wo hu cang long (2000)60,771
114. 8.1The Sixth Sense (1999)115,159
115. 8.1Cool Hand Luke (1967)17,437
116. 8.1Annie Hall (1977)26,509
117. 8.1Oldboy (2003)21,321
118. 8.1Yojimbo (1961)11,673
119. 8.1The Princess Bride (1987)63,516
120. 8.1Salaire de la peur, Le (1953)3,915
121. 8.1Ladri di biciclette (1948)9,480
122. 8.1Ben-Hur (1959)25,417
123. 8.1Unforgiven (1992)37,956
124. 8.0Indiana Jones and the Last Crusade (1989)73,823
125. 8.0It Happened One Night (1934)9,840
126. 8.0Life of Brian (1979)40,801
127. 8.0The Green Mile (1999)75,377
128. 8.0Back to the Future (1985)83,387
129. 8.0The Deer Hunter (1978)35,091
130. 8.0The Killing (1956)8,903
131. 8.0The General (1927)8,191
132. 8.0The Graduate (1967)33,622
133. 8.0Butch Cassidy and the Sundance Kid (1969)24,453
134. 8.0Toy Story 2 (1999)49,265
135. 8.0Amores perros (2000)20,482
136. 8.0Lola rennt (1998)39,722
137. 8.0Platoon (1986)43,549
138. 8.0Notti di Cabiria, Le (1957)3,115
139. 8.0The African Queen (1951)16,331
140. 8.0Duck Soup (1933)12,063
141. 8.0Before Sunset (2004)15,231
142. 8.0Gladiator (2000)113,565
143. 8.0Ying xiong (2002)33,769
144. 8.0Glory (1989)25,969
145. 8.0Kind Hearts and Coronets (1949)4,604
146. 8.0Shadow of a Doubt (1943)7,484
147. 8.0Per qualche dollaro in più (1965)12,342
148. 8.0The Adventures of Robin Hood (1938)9,177
149. 8.0Smultronstället (1957)7,045
150. 8.0Patton (1970)17,536
151. 8.0The Night of the Hunter (1955)9,554
152. 8.0The Best Years of Our Lives (1946)7,605
153. 8.0The Philadelphia Story (1940)12,799
154. 8.0Gandhi (1982)19,385
155. 8.0Finding Neverland (2004)31,830
156. 8.0The Gold Rush (1925)7,994
157. 8.0The Conversation (1974)12,703
158. 8.0Die Hard (1988)70,836
159. 8.0Diaboliques, Les (1955)4,208
160. 8.0A Christmas Story (1983)24,592
161. 7.9Stand by Me (1986)37,642
162. 7.9Harvey (1950)9,603
163. 7.9Brief Encounter (1945)3,713
164. 7.9Nosferatu, eine Symphonie des Grauens (1922)10,876
165. 7.9Mystic River (2003)40,398
166. 7.9The Day the Earth Stood Still (1951)12,414
167. 7.9Gone with the Wind (1939)35,148
168. 7.9Kumonosu jô (1957)4,502
169. 7.9Dog Day Afternoon (1975)19,170
170. 7.9Shrek (2001)80,381
171. 7.9Big Fish (2003)45,928
172. 7.9The Grapes of Wrath (1940)9,609
173. 7.9Spartacus (1960)20,956
174. 7.98½ (1963)10,306
175. 7.9Magnolia (1999)56,472
176. 7.9Belle et la bête, La (1946)3,129
177. 7.9Cabinet des Dr. Caligari., Das (1920)5,032
178. 7.9The Hustler (1961)10,229
179. 7.9Toy Story (1995)55,096
180. 7.9The Wild Bunch (1969)12,925
181. 7.9Groundhog Day (1993)55,131
182. 7.9Trainspotting (1996)63,507
183. 7.9Hable con ella (2002)16,599
184. 7.9Witness for the Prosecution (1957)6,368
185. 7.9Manhattan (1979)15,242
186. 7.9The Straight Story (1999)18,227
187. 7.9Stalag 17 (1953)8,726
188. 7.9The Exorcist (1973)42,391
189. 7.9Cinderella Man (2005)18,147
190. 7.9Ed Wood (1994)29,064
191. 7.9Twelve Monkeys (1995)74,873
192. 7.9Festen (1998)14,694
193. 7.9Arsenic and Old Lace (1944)13,760
194. 7.9The Big Lebowski (1998)63,727
195. 7.9Monsters, Inc. (2001)48,411
196. 7.9Bringing Up Baby (1938)11,307
197. 7.9The Lady Vanishes (1938)5,770
198. 7.9Young Frankenstein (1974)27,042
199. 7.9Sling Blade (1996)24,074
200. 7.9Quatre cents coups, Les (1959)8,297
201. 7.9The Terminator (1984)72,053
202. 7.9His Girl Friday (1940)8,422
203. 7.9Out of the Past (1947)3,459
204. 7.9King Kong (1933)15,253
205. 7.9Roman Holiday (1953)11,891
206. 7.9Battaglia di Algeri, La (1966)3,302
207. 7.9Snatch. (2000)58,364
208. 7.9All Quiet on the Western Front (1930)8,607
209. 7.9Bride of Frankenstein (1935)6,128
210. 7.9Brazil (1985)37,029
211. 7.9Heat (1995)55,678
212. 7.9The Man Who Shot Liberty Valance (1962)8,955
213. 7.9The Searchers (1956)12,503
214. 7.9Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998)43,817
215. 7.9Anatomy of a Murder (1959)4,849
216. 7.9Sleuth (1972)5,771
217. 7.9In the Heat of the Night (1967)8,695
218. 7.8Wallace & Gromit in The Curse of the Were-Rabbit (2005)12,521
219. 7.8Almost Famous (2000)47,648
220. 7.8Bonnie and Clyde (1967)15,695
221. 7.8Hotaru no haka (1988)9,900
222. 7.8Inherit the Wind (1960)4,549
223. 7.8Star Wars: Episode III - Revenge of the Sith (2005)84,278
224. 7.8Rosemary's Baby (1968)15,938
225. 7.8Sweet Smell of Success (1957)3,018
226. 7.8Sideways (2004)31,405
227. 7.8The Insider (1999)34,578
228. 7.8Ikiru (1952)5,714
229. 7.8Lost in Translation (2003)58,845
230. 7.8Scarface (1983)41,747
231. 7.8Charade (1963)11,381
232. 7.8No Man's Land (2001)8,924
233. 7.8Frankenstein (1931)8,113
234. 7.8Judgment at Nuremberg (1961)4,443
235. 7.8A Streetcar Named Desire (1951)12,024
236. 7.8Trois couleurs: Rouge (1994)12,649
237. 7.8All the President's Men (1976)15,640
238. 7.8Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl (2003)82,180
239. 7.8The Thing (1982)23,254
240. 7.8Doctor Zhivago (1965)12,622
241. 7.8V for Vendetta (2005)19,970
242. 7.8Mulholland Dr. (2001)45,658
243. 7.8Planet of the Apes (1968)24,529
244. 7.8À bout de souffle (1960)6,617
245. 7.8Grande illusion, La (1937)6,256
246. 7.8Mar adentro (2004/I)8,380
247. 7.8A Man for All Seasons (1966)5,320
248. 7.8Rain Man (1988)51,714
249. 7.8The Lost Weekend (1945)3,488
250. 7.8Brokeback Mountain (2005)39,715
Dünyanın En Romantik 10 Filmi
Senaryolarına ve gişe hasılatlarına bakarak en romantik filmleri seçen Forbes dergisinin listesinde ilk sıraya 'Rüzgâr Gibi Geçti' yerleşti.
![[Resim] [Resim]](http://img230.imageshack.us/img230/7918/mansetsinema02128vj.jpg)
Senaryolarına ve gişe hasılatlarına bakarak en romantik filmleri seçen Forbes dergisinin listesinde ilk sıraya 'Rüzgâr Gibi Geçti' yerleşti.
ABD'DE yayımlanan Forbes dergisi, 14 Şubat Sevgililer Günü'nde romantik bir film izlemek isteyenler için 'tüm zamanların en iyi romantik filmlerini' seçti. Filmlerin gişe hasılatı ve senaryolarını göz önünde bulunduran Forbes, hazırladığı listenin ilk sırasına, bugünkü kurla 1.3 milyar dolara eşdeğer hasılat elde eden 'Rüzgâr Gibi Geçti' filmini yerleştirdi. 'Rüzgâr Gibi Geçti'yi sırasıyla 'Titanik' ile 'Grease' filmleri takip etti.
'Romantikler' listesi
Forbes'un en romantik filmler listesinde yer alan filmler ve gişe hasılatları şöyle:
1- Rüzgâr Gibi Geçti (1.3 milyar dolar)
2- Titanik (821 milyon dolar)
3- Grease (492 milyon dolar)
4- Uyuyan Güzel (465 milyon dolar)
5- Aşk Hikâyesi (447 milyon dolar)
6- My Fair Lady (384 milyon dolar)
7- Batı Yakası Hikâyesi (358 milyon dolar)
8- Hayalet (329 milyon dolar)
9- Subay ve Centilmen (279 milyon dolar)
10- Özel Bir Kadın (269 milyon dolar)
58. Berlinale'nin Yarışma Filmleri
Oscar töreni öncesi bir başka heyecanlı bekleyiş Berlin'de yaşanıyor... 58. Berlinale (Berlin Film Festivali) ilginç yapımları yarışma bölümünde ağırlıyor. 16 Şubat akşamı ihtişamlı bir tören ile Altın Ayı'ya kavuşabilecek adayları tanıtıyoruz...

The Song of Sparrows: İranlı yönetmen Majid Majidi, son filmi The Song of Sparrows ile bu yılki Berlin Film Festivali’nin en ilgi çekici konuklarından biri. Yönetmenin deve kuşu çiftliğindeki işini kaybeden Karim’in kişisel gelişim hikayesini anlattığı film, Costa-Gavras başkanlığındaki Berlin jürisinin oldukça ilgisini çekeceğe benziyor. İşini kaybettikten sonra taksiciliğe başlayan Karim’in bacağını kırmasıyla öykünün seyri bir anda değişiyor. Yatağa bağımlı bir hayat sürmeye başlayan Karim’in hareketsizce ailesini izlemesi ona yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl Altın Ayı’nın sahibi olan Tuya’nın Evliliği'ne benzerliği ile dikkat çeken The Song of Sparrows büyük ödüle yakın yapımlar arasında.
Ballast: Geçtiğimiz ay yapılan Sundance Film Festivali’nde Lance Hammer’a En İyi Drama Yönetmeni Ödülü’nü kazandıran Ballast bu yılki Berlin Film Festivali’nin de gözdelerinden. Amerikalı yönetmen, ilk uzun metraj filmi olan Ballast'ta izleyicilerine Mississippi deltasında yaşanan dramatik bir hikaye sunuyor. Filmde, tehlikede olan oğlunu da yanına alıp, kaçak hayatı yaşamaya başlayan bir annenin yabancı bir adamın evine sığınmasıyla başlayan olaylar anlatılıyor. Tamamı gerçek mekanlarda, Mississippi’de yaşayan amatör oyuncularla çekilen Ballast'ın sahici havasının Berlin jürisini etkileyip etkilemeyeceği merak konusu.
Night and Day: Geçmiş çalışmalarıyla Cannes ve Rotterdam gibi dünyaca ünlü film festivallerinde büyük ilgi toplayan Koreli yönetmen Sang-soo Hong’ın yeni çalışması Night and Day bu yıl Berlin Film Festivali’nde görücüye çıkıyor. Kore hükümeti tarafından hapse mahkum edilen başarılı bir ressamın ülkesinden kaçıp, Paris’e sığınmasını anlatan film, merkezine tesadüfen alevlenen bir aşk hikayesini koyuyor. Baş kahraman Sung-nam’ın ülkesinde kendisini bekleyen karısı ve Paris’te aşık olduğu üniversite öğrencisi arasında yaşadığı gel-gitleri dile getiren Night and Day ilk ciddi sınavını Berlin Film Festivali’nde verecek gibi görünüyor.
Quiet Chaos: Ünlü İtalyan yönetmen Nanni Moretti’nin başrolünde yer aldığı Quiet Chaos, bu seneki Berlin Film Festivali’nin en heyecan verici yapımlardan biri. Antonio Luigi Grimaldi’nin yönetmenliğini üstlendiği filmde, karısının ölümünün ardından kendisini hayata kapatan Pietro’nun hikayesi anlatılmakta. İlkokul beşinci sınıfa giden kızını okula bıraktıktan sonra bütün bir gününü park yerindeki arabasında onu bekleyerek geçirmeye başlayan Pietro’nun iyileşme süreci filmin en can alıcı noktası. Hemen hemen tek mekanda çekilen Quiet Chaos, modern dünyada yas tutma sürecinin nasıl işlediğini sorgulayan bir film. Güçlü rakiplerini geride bırakarak Altın Ayı’ya kavuşup kavuşamayacağı sorusu ise büyük merak uyandırıyor.
Elegy: My Life Without Me isimli çalışmasıyla 2003 yılında yapılan Berlin Film Festivali’nden eli boş dönmeyen ünlü İspanyol yönetmen Isabel Coixet, bu yıl Altın Ayı için yarışan iddialı isimlerden. Coixet, Elegy ismini taşıyan yeni filminde, tekdüze hayatı genç bir öğrencisinin içindeki cinsel dürtüleri tekrar uyandırmasıyla karmakarışık hale gelen yaşlı bir akademisyenin öykünü dile getiriyor. Ben Kingsley, Penélope Cruz, Dennis Hopper ve Patricia Clarkson’ın başrolünde yer aldığı Elegy, sinemasal nitelikleri bir yana ünlü oyuncuları vasıtasıyla da festivalin ilgi odağı haline gelecek gibi görünüyor.
Heart of Fire: 2005 yılında Ağlayan Devenin Hikayesi isimli belgesel filmiyle Oscar adaylığına dek uzanan İtalyan yönetmen Luigi Falorni, Heart of Fire isimli yeni çalışmasıyla bu yıl Berlin Film Festivali’ne konuk oluyor. Çocukluk ve gençlik yıllarını 1980’de cereyan eden Eritre İç Savaşı’na kurban eden asker bir kadının gerçek hayattan alınan dramatik öyküsünü anlatan film, 2008 yılına damgasını vuracak gibi görünüyor. Berlin jürisinin de büyük ilgisini çekeceğini tahmin ettiğimiz Heart of Fire'ın festivalden eli boş dönmeyeceği seziliyor.
Gardens of the Night: Yedi yıllık bir aranın ardından tekrar kamera arkasına dönen İngiliz yönetmen Damian Harris, Gardens of the Night isimli yeni çalışmasında bizleri çarpıcı bir hayatta kalma mücadelesi ile karşı karşıya bırakıyor. Harris’in, küçük yaşta kaçırılan bir kızın dokuz yıl süren ıstırabın ardından sokağa bırakılmasını ve hayatının aşkı ile karşılaşmasını anlatan çalışması, Berlin Film Festivali’nin en heyecan verici filmlerinden birisi. Yönetmenin iki yıl süren derin bir araştırma süreci sonucunda ortaya çıkardığı bu sarsıcı filmin en büyük sürprizi ise oyuncu kadrosunda usta aktör John Malkovich’in bulunması. Gardens of the Night, Altın Ayı’nın iddialı adaylarından biri.
Happy-Go-Lucky: Usta İngiliz yönetmen Mike Leigh’in son filmi Happy-Go-Lucky Berlin Film Festivali programının parlak yıldızları arasında. 1984 yılında Meantime isimli çalışması ile Altın Ayı’yı kucaklayan Leigh’in bunca yılın ardından aynı ödülü ikinci kez kazanıp kazanamayacağı festivalin can alıcı soru işaretlerinden biri. Londra’nın kuzeyinde öğretmenlik yapan Poppy’nin karmaşık olaylarla çalkalanan hareketli hayatını konu alan Happy-Go-Lucky, belgesel havasında bir dram. Leigh’in üç boyutlu bir gerçeklik duygusu yaratmaya çalıştığını yeni filmi Berlin Film Festivali’nin ardından da adından sıkça söz ettireceğe benziyor.
I've Loved You So Long...: Ünlü İngiliz aktris Kristin Scott Thomas’ın başrolünde yer aldığı I’ve Loved You So Long, 15 yıllık hapishane hayatının ardından serbest kalan Juliette’in eski hayatına geri dönüş çabasını konu ediniyor. Aradan geçen yıllar içinde ailesi ile iletişimini kaybeden Juliette, kız kardeşinin yanına sığınıyor. İki kardeşin aralarındaki sevgi bağını yeniden canlandırma gayretini merkezine alan film, Fransız senaryo yazarı Philippe Claudel’in ilk yönetmenlik denemesi. Claudel’in güçlü rakipleri arasından sivrilip, Berlin jürisinin aklına kazınması fazla olası gözükmese de Berlin Film Festivali’nin sürprizlerle dolu bir etkinlik olduğunu unutmamak gerek.
Julia: Geçtiğimiz yıllarda The Dreamlife of Angels filmiyle büyük ilgi toplayan Fransız yönetmen Erick Zonca, uzun bir aranın ardından Berlin Film Festivali’nde adını tekrar duyurmaya hazırlanıyor. Zonca, Tilda Swinton’ın başrolünde yer aldığı Julia'da iflah olmaz bir yalancı olan alkolik bir kadının kısa yoldan para kazanmaya çalışırken kendisini küçük bir çocukla beraber Meksika yolunda bulmasını anlatıyor. John Cassavetes’in Gloria isimli filminden ilham alınarak çekilen filmin kaderini Tilda Swinton’ın oyunculuk performansının belirleyeceğini tahmin etmek güç değil.
KABEI - Our Mother: Usta Japon yönetmen Yôji Yamada’nın son filmi olan Kabei – Our Mother'ın Altın Ayı’ya en yakın filmlerden biri olduğunu iddia edebiliriz. Önceki yıllarda dört ayrı filmiyle Berlin Film Festivali’nde büyük ödüle aday gösterilen yönetmen, yeni çalışmasında kocasının politik sebeplerle hapse atılmasının ardından ailesini çekip çevirmeye çalışan Kayo Nogami’nin hikayesini dile getirmekte. Berlin jürisinin ‘tek başına ayakta kalma’ öykülerini oldukça sevdiğini düşünürsek Yôji Yamada’nın bir türlü sahip olamadığı büyük ödüle bu yıl her zamankinden daha yakın olduğunu öne sürebiliriz.
Cherry Blossoms – Hanami: Geçtiğimiz ay düzenlenen Bavyera Film Festivali’nde iki dalda ödüle layık görülen Cherry Blossoms – Hanami, bu yılki Berlin Film Festivali’nde adı sık sık telaffuz edilecek yapımlardan biri. Alman yönetmen Doris Dörrie’nin Berlin’den Japonya’ya uzanan acıklı ve sürprizlerle dolu bir yol hikayesi anlattığı çalışmanın esin kaynağı usta Japon yönetmen Yasujiro Ozu’nun unutulmaz filmi Tokyo Story. Cherry Blossoms – Hanami'nin insanın kalbine dokunan hikayesiyle Berlin jürisini baştan çıkarma ihtimali yüksek gibi görünüyor.
Lady Jane: 2005 yılında The Last Mitterrand ile Altın Ayı’ya aday gösterilen Fransız yönetmen Robert Guédiguian, bu yıl şansını yeni filmi Lady Jane ile deneyecek. Rolling Stones grubunun Lady Jane parçası ile müzik dünyasını salladığı günlerde geçen film, sonu kötü biten bir soygun olayının ardından uzun yıllar görüşmeyen üç arkadaşın talihsiz bir olay nedeniyle tekrar bir araya gelmelerini konu ediniyor. Fransız gerilim filmlerinin alışıldık dilini kullanarak enteresan bir dedektiflik hikayesi anlatan Lady Jane'in rakiplerini geride bırakıp, büyük ödüle kavuşması biraz zor görünse de ani bir sürprizle bizleri şaşırtması da imkansız değil.
Sparrow: Hong Kong’lu yönetmen Johnny To, geçmiş çalışmaları ile Uzakdoğu’da düzenlenen birçok film festivalinde ödül yağmuruna tutulmuş bir isim. Cannes ve Venedik gibi Avrupa’nın en saygın festivallerinde de boy gösteren To, yeni filmi Sparrow ile bu yılki Berlin Film Festivali’nin de ilgi odağı. Şehir fotoğrafları çekmekten hoşlanan Kei adında bir yan kesicinin sürükleyici öyküsüne odaklanan Sparrow, Kei ve arkadaşlarının güzel bir kızın istekleri peşinde sürüklenmesi ile karmaşık bir macera filmine dönüşüyor. Bunca kuvvetli rakip arasında büyük ödüle ulaşması pek olası gözükmeyen filmin sinemaseverleri memnun edeceğine ise kesin gözüyle bakabiliriz.
Lake Tahoe: Geçtiğimiz yıllarda Duck Season isimli filmiyle İstanbul Film Festivali’ne de konuk olan Meksikalı yönetmen Fernando Eimbcke, bu yıl Berlin’de Altın Ayı için yarışanlar arasında. 16 yaşındaki Juan’ın evden kaçtıktan sonra başına gelen enteresan olayları ve tanıştığı birbirinden ilginç karakterleri konu alan Lake Tahoe, Eimbcke’nin minimal tarzını yansıtan yepyeni bir film izlenimi vermekte. Festivalin yarışma bölümünün rekabet kokan ortamından galip çıkabilir mi bilemiyoruz. Ancak her ne olursa olsun Fernando Eimbcke’nun özellikle gençlerin severek izleyecekleri rengarenk bir yapıma imza attığından emin olabiliriz.
Black Ice: Finlandiyalı yönetmen Petri Kotwica da, bu yıl ikinci uzun metraj filmi Black Ice ile Berlin Film Festivali’nde yarışan önemli isimler arasında. Kotwica, yeni filminde kocasının kendisini aldattığı kadınla gizlice arkadaşlık kurup, kıskançlık ve intikam dolu bir karmaşaya neden olan Saara’nın hikayesini anlatmakta. Festivale İskandinav sinemasının karanlık ve puslu havasını getirecek gibi görünen filmin, Berlin jürisinden nasıl bir tepki alacağı belirsiz. Ancak Black Ice'ın insani duygulara referans yapan konusuyla izleyicilerin beğenisini toplayacağı kesin görünüyor.
Restless: 1998 yılında Sue adlı filmiyle Berlin Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan, 2002 senesinde ise Bridget ile Altın Ayı için yarışan İsrailli yönetmen Amos Kollek, yeni filmi Restless ile geri dönüyor. Filmde, oğlunun doğumunun ardından İsrail’i terk edip, Amerika’da şöhreti arayan tutuklu bir yazarın yıllar sonra oğluyla tekrar bir araya gelme öyküsü anlatılıyor. Sıradan bir baba-oğul hikayesine benzeyen konusuyla büyük bir sürpriz vaat etmeyen Restless, yönetmeninin konuya yaklaşımının yanı sıra oyunculuk performansları ile şekillenecek bir film izlenimi yaratıyor. Festivalde sürpriz bir başarı elde etme ihtimali yüksek.
Standard Operating Procedure: 2004 yılında The Fog of War belgeseliyle Oscar Ödülü’nü kucaklayan Amerikalı yönetmen Errol Morris, yepyeni bir belgesel çalışması ile Berlin Film Festivali’nde sivrilecek isimler arasında. Morris, yeni filmi Standard Operating Procedure'da Irak’taki Abu Ghraib Hapishanesi’nde Amerikalı askerler tarafından işkence gören mahkumların hikayesini gözler önüne seriyor. Film, birkaç yıl önce basına sızdırılan fotoğraflardaki işkence görüntüleri bir yana hapishanenin kendisinin yapılan işkencelerin en belirgin kanıtı olduğunu ispatlıyor. Standard Operating Procedure'ın Berlin Film Festivali’nin en etkileyici filmlerinden biri olacağına kesin gözüyle bakabiliriz.
There Will Be Blood: Önce Altın Küre, ardından Oscar ve şimdi de Berlin Film Festivali... Paul Thomas Anderson’ın 2008 yılının en çok konuşulan yönetmenlerinden biri olacağı bu gidişatla iyice belirginleşiyor. Servetini her geçen gün biraz daha artıran bir petrol zenginiyle kasabanın genç rahibi arasında yaşanan çatışmayı dile getiren film, festivalin en gözde çalışmalarından biri. There Will Be Blood 2000 yılında Manolya ile Altın Ayı’nın sahibi olan Paul Thomas Anderson’ın ikinci zaferi olabilecek mi sorusunun cevabı henüz belirsiz. Ancak filmin bu yılki Berlin Film Festivali’nin en iddialı çalışması olduğunu tahmin etmek de zor değil.
The Elite Squad: Güney Amerikalı yönetmen José Padilha’nın yeni filmi The Elite Squad, Rio de Janeiro’da Papa’nın ziyareti sırasında güvenlik önemlerini genişletmekle görevlendirilen özel bir polis timinin hikayesini anlatmakta. Filmde, şehrin altını üstüne getiren uyuşturucu çeteleriyle sıcak savaş halinde olan bu timin öyküsü, kendi yerini alabilecek yeni bir sima bulmaya çalışan ana kahraman Nascimento’nun bakış açısıyla görüntülenmekte. Rio de Janeiro’nun yeraltı dünyasının başarılı bir tasvirini yapan filmin, herhangi bir sürpriz gelişme yaşanmadığı sürece Altın Ayı’ya ulaşması fazla olsa gözükmese de seyircilerin kanını donduran görüntülere imza atacağı her halinden belli oluyor.
In Love We Trust: 2001 yılının Berlin Film Festivali’nde Beijing Bicycle ile Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olan Çinli yönetmen Xiaoshuai Wang, yeni filmi In Love We Trust ile muhteşem bir dönüş yapıyor. Film, küçük kızlarına lösemi teşhisi konan boşanmış ve farklı insanlarla yeniden evlenmiş bir çiftin çözüm arayışlarına odaklanmakta. Günümüzün modern Çin toplumunun ne gibi problemlerle yüzleşmek zorunda kaldığını başarıyla yansıtan In Love We Trust, seyircilerin yüreğine dokunan hikayesiyle Altın Ayı’nın iddialı adaylarından birisi...